bu gece bir gün daha yaşlanıyorum öyle halet-i ruhiye içindeyimki varlığım benliğime bile yetmiyor. çevremdekiler neyseleysin beni, seni gözlerimin içinde göremedikleri zaman bir hiç oluyorum. biliyorlar sensiz koca bir sıfırdan ibaret olduğumu, beni herkesten uzaklaştıran o koca çemberin içinde olduğumu… gözlerimde silinmese suretin, bu çiçeğin yeniden filizlenmesine şahit olsa tüm dünya önce belleğim… sonu ölümde olsa seni bir kez olsun görebilmek için vermez miyim canımı? ve sonra ölüme giderken hatıra bırakmazmıydım sanıyorsun sana aşkla bakan gözlerimi? her nefes alışımda biraz daha yaklaşıyorum ölüme. çünkü sensiz çektiğim her nefes bir yanımı çürütüyor biliyorum. köreltiyor her yanımı hissizleşiyorum! her geçen saniye çürüyorum ama ölmüyorum inatla! o boktan canımı seni bir kez daha görmeye saklıyorum…
incubus…


müziğe kulak veriyorum, dinliyorum. bana seni anlatıyor… yaşananları bu kadar net nasıl anlatabiliyor merak ediyorum? çok uzun zaman önce yazılmış bu şarkı bizi bu kadar iyi nasıl tanımlayabiliyor? bir sorun var burda! bizi benden iyi kimse anlatamaz! diye düşünen ben bu şekilde nasıl yanılabiliyorum. bu “biz”den sadece bir tane olmalı onu da ben anlatmalıydım. farklı olmalıydı. içimdeki şehvetle yazılarımı kaleme dökmeli, “biz”in mutluluğuyla insanları hayrete düşürmeli, kıskandırmalıydım. ama değil! bizimde farkımız olmadı bir çokları gibi ve olmadı masallardaki gibi! oysa ne kadar inanmıştık masallara, her gece birbirimizin beynine enjekte ettiğimiz “pollyanna”lara. efsane olamadık! sıradanlaştı hep farklı olduğuna inandığımız “biz”. farklı değildik işte! milyonlarca “biz”den biriydik. yine kötü olan, olumsuz olan baskın çıkıyor, yakıyor! yıkıyordu. hayat gibi! kaybetmek için yaratılmış milyonlarca “biz”den biriydik. bir elin parmağını geçmeyenlerden olamadık. bu şarkıları senin gibi, benim gibi birçok kaybeden “biz”ler yazıyordu. en iyisi yaşamamaktı. sonucunu bildiğin bir oyun insanı ne kadar heycanlandırabilir ki? madem kader dediğimiz şey hiç değişmeyecek! bir gün yüzüme gülmeyecek! o zaman zorlamanın ne anlamı var ki? yoruyor, sıkıyor beni bu durum. kabul olmayacak duaya amin demenin ne anlamı var ki? bitiyor gücüm, dinmiyor sancım. yok oluyor umutlarım, körermişcesine. bende yitip gidiyorum milyonlarca “biz” üyesi gibi… bu da benim yazdığım şarkı olacak. kimbilir kaç kişi bu şarkı beni anlatıyor, “biz”i anlatıyor diyecek?